Bir kadın düşünün, 50′lerinde ama yaşsız..
Yaşsızlık öyle birşey ki, kişiye baktığınızda yaşını, güzelliğini yani maddesini görmezsiniz.
Az insanda olur böylesi,kalıplara koyamazsınız.
Öyle bir kadın-dı Meral Okay.
Ölüm haberini aldığımdan beri onunla ilgili çıkan her haberi okumaya çalışıyorum,
köşe yazılarına özellikle bakıyorum, yazarların onunla ilgili anılarını bulmak istiyorum o yazılarda.
Ve soruyorum kendime neden ?
Hiç tanımadığım ,çokta göz önünde olmayan, popüler kültürün yapışkanlığınlığıyla ağzımı sulandırmamış da üstelik, peki neden?
Belki söylediği gibi, ”bu topraklarda aşk ve mutluluk değilde ayrılık ve acı kutsandığından”.
Ama biliyorum sadece bu değil.
Anlıyorum ki o yaşsız kadın hayatıma dokundu bir şekilde;yazdığı dizileri severek,kızarak,kendimle tartışarak izledim.
Televizyonda röportajları çıkınca annemi dürttüm,bu hayatları o yazmış diye uzaklara bakan yüzüne gülümsedim onun hiç haberi olmadan.
Şarkılarını kelimelerine değerek dinledim,kimin yazdığını hiç bilmeden.
Öyle bir sızmışki hayatıma,hiç tanımadığım bir kadınla tartıştım usulca.
Ve imrendim ona ; çoğumuz birbirimizin farkında bile olmadan yaşayıp giderken o farkındalıklarını bize anlatabildiği için,
aşkla sadakati aynı cümlede kurabildiği ,çoğu ölümlü sadece kendi hayatını bile yaşayamazken,o onlarca hayatı yaşayabildiği için.
Velhasıl Meral, velhasıl ”o kadın”, hiçbirimizin masum olmadığı bu çağda , iyi ki vardın, iyi ki yaşadın.
Bu ölümlü dünyada,iyi ki dokundun biz ölümlü yol arkadaşlarına.
İnadına güler yüzünle, inadına hayata..








Son Yorumlar